Tek noktada derinleşmek mi, noktaları birleştirebilmek mi?

Tek noktada derinleşmek mi, noktaları birleştirebilmek mi?

Sürekli problem çözmek üzerinden aldığımız mühendislik eğitiminin bizlerin analiz yeteneğini fazlası ile geliştirdiğini görüyorum. Bir konuya derinleştiğimizde bir şekilde mevcut datalar üzerinden çözüm üretebiliyoruz. Sorun elimizdeki veriler eksik olduğunda başlıyor. O zaman farklı noktaların, düşüncelerin birbirleri ile bağlantılarını bulup onları ilişkilendirmek gerekiyor. Yani tezlerden, antitezlerden sentezlere ulaşabilmek.

İlkokuldan bu yana bize verilen eğitimin matematik tarafı kadar felsefe yönü kuvvetli olmadığı için sentez yeteneğimizi analiz yeteneğimiz kadar geliştiremiyoruz.
Firmaların çalışan seçimlerinde analiz yeteneği kadar sentezleme becerisine de ağırlık vermeleri gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde problemleri neden çözdüklerini bilmeden çalışan bir sürü birbirine benzeyen çalışanları olacak.

Cem Kafadar

İş hayatını tanımanıza ve anlamanıza yardımcı olacak kitaplar

İş hayatını tanımanıza ve anlamanıza yardımcı olacak kitaplar

İş hayatını tanımanıza ve anlamanıza yardımcı olacak kitaplar “İş Yönetim” ya da “Kişisel Gelişim” kitapları değil, felsefe kitaplarıdır. Basitleştirilmiş bilgiler içeren “İş Yönetim Kitapları” sistemin içine sizi daha iyi entegre etmek için düzenlenmiş, olayların özünü anlamanıza izin vermeyecek tuzaklarla dolu kitaplardır. Onları okuduğunuzda iş hayatı ile ilgili birçok şey öğrendiğinizi düşünüp kendinizi bir anlığına rahatlatırsınız ancak öğrendikleriniz genelde fazla düşünme, sana söyleneni yap, herkes böyle yaparak bir yerlere geliyor tarzında bilgilerdir. İş hayatını ve insanları daha iyi anlamak istiyorsanız size yardımcı olacak olan edebiyat ve felsefe kitaplarıdır.

En iyi öz geçmiş her zaman en iyi kişiyi tanımlamaz

En iyi öz geçmiş her zaman en iyi kişiyi tanımlamaz

Regina Hartley, “Why the best hire might not have the perfect resume” konulu TED konuşmasında öz geçmişe bakış açımızı sorgulayacak çok güzel tespitler yapıyor. Tavsiyem fırsat bulduğunuzda mutlaka seyredin Hartley’in konuşmasını.

Konuşmadan aldığım notları aşağıda sizlerle paylaşıyorum

Derme Çatma karışık tecrübelere sahip kişiler gördüğümde öz geçmişi bir kenara atmadan önce durup düşünürüm.

Çok fazla iş değiştirmiş bir kişi istikrarsız, dikkat eksikliği olan, tahmin edilemez biri gibi görünebilir ya da zorluklara karşı tutkuyla mücadele etmiş biri de olabilir. Belki de daha kavgacı, mücadeleci biridir.

İyi üniversitelere girip başarı ile mezun olmak çok fazla emek ve fedakarlık ister. Fakat tüm hayatın başarı üzerine inşa edilmiş ise zor durumlarla nasıl başa çıkacaksın? Elit üniversiteden mezun olanlar verilen işleri kendi seviyelerinin altında görebilirler. Diğer taraftan sürekli hatalar yapıp sonunda başarmış kişinin zorluklar karşındaki dayanımı daha kuvvetlidir.

Başarılı insanların hayatlarını incelediğimde bir şeyi keşfettim, bir çoğu erken yaşta zorluklar yaşamıştı. Yaşanan olumsuzluklar bir çoğunu geliştirmiştir. Psikolojide “Travma Sonrası Gelişim” dediğimiz konu bu.

Çocukluğunda, gençliğinde zorluklar yaşamış bir insan iş hayatının zorluklarının altından çok daha rahat kalkar.

İyi okullara girip yüksek notlarla bitiren öğrenciler başarı odaklıdır. Ancak iş hayatında önemli olan başarı odaklılık kadar zorluklar karşısında dayanıklı olup, onları aşmak için mücadele edebilmektir. Çalışkan öğrenciler genelde fazla sıkıntılı durumla karşılaşmadıkları için zorluklar karşısında bocalayabilirler.

Cem Kafadar

Bir projede planlamayı neler mahveder?

Bir projede planlamayı neler mahveder?

•Günlük Bilgi Girişlerinin aksaması

•Yönetimin planlamaya inanmaması, ağırlıkla imalata odaklanması (plansız da olsa)

•Planlama Departmanının yeterince yetkin olmaması

•Planlamada gereğinden fazla ayrıntıya girilmesi

•Yöneticilerin planlama raporlarını doğru okuyamaması ve doğru sonuçlar çıkaramaması

•Belirsizliklerin çok olması (işin kapsamı, projeler-detaylar, teknik şartnamelerİşin başında iyi bir metraj çalışmasının yapılmamış olması – Metrajsız Planlama Olmaz

Cem Kafadar

5 Temel Salaklık Yasası

5 Temel Salaklık Yasası

Serdar Devrim’in Hürriyet IK’da yayınlanan bir makalesinden alıntıdır.

İtalyan ekonomi tarihçisi ve araştırmacı Carlo Maria Cipolla’nın (1922-2000) muhteşem, gerçekten muhteşem deneme kitabı The Basic Laws of Human Stupidity (Bildiğim kadarıyla Türkçe yayımlanmadı ama ‘Salaklığın Temel Kanunları’ diye çevrilebilirdi.) İngiltere’de yeniden basılmış ve kısa sürede 350.000 satmış da, bu sayede yeniden gündeme geldi, yoksa, 1976’dan beri unutulup gitmişti.Cipolla, salakları ‘yazılı kuralları, liderleri veya manifestoları olmaksızın inanılmaz bir koordinasyon içinde son derece etkili bir grup’ olarak tanımlar ve ‘sanayi tröstlerinden ve mafyadan daha güçlü’ olduklarını ileri sürer.

Cipolla’nın 5 Temel Salaklık Yasası vardır:

1- Ortalıkta gezen salak sayısı, herkesçe, daima ve kaçınılmaz şekilde gerçek rakamın çok altında zannedilir.

2- Bir insanın salak olması (salakça hareket etmesi) olasılığı, o insanın diğer bütün özelliklerinden bağımsızdır.

3- Salak insan, kendisi bir çıkar elde etmeksizin, hatta kendisi de zarar görecek şekilde, başka bir insana veya bir grup insana zarar veren insandır.

4- Salak olmayan insanlar, salakların zarar verme gücünü daima küçümserler. Özellikle de, salak olmayan insanlar bir veya birçok salakla çalışmanın ve/veya ortak iş yapmanın, her yerde, her zaman ve her şartta sonuçları çok ağır bir hata olduğunu unuturlar.

5- Dünyadaki en tehlikeli insan, salak insandır.

Cem Kafadar

Sevilen ve sevilmeyen yöneticilerin ortak özellikleri

Sevilen ve sevilmeyen yöneticilerin ortak özellikleri

2014 yılında HumanGroup, sosyal medyada yaptığı anketle çalışanların sevdikleri ve sevmedikleri yöneticilerin özelliklerini araştırmış. İnternet üzerinden yaklaşık 100 kişinin katıldığı “İdeal yöneticiniz nasıl biri?” başlıklı anketin sonuçlarını sizinle paylaşmak istiyorum.

Sevilen yönetici iyi bir yönetici midir, iyi yöneticiler her zaman sevilir mi, sevilmek işi kolaylaştırır mı, zorlaştırır mı gibi sorulara hiç girmeden sana göre iyi bir yönetici kimdir derseniz, “İyi bir yönetici, takım arkadaşlarının potansiyellerinin ortaya çıkmasını sağlayan, onların sınırlarını aşmasına destek veren ve iş yerinde böyle bir ortamı yaratan kişidir” derim.

Sevilen yöneticilerin 5 ortak özelliği

1. Ekibindekilerin görüşlerine önem veren

2. Başarıları gören ve bunu hissettiren

3. Öğretici ve paylaşımcı

4. Zeki

5. İşini iyi yapan

Sevilmeyen yöneticilerin 5 ortak özelliği

1. Agresif, sinirli

2. Bencil

3. Çalışana yokmuş gibi davranan

4. İşini iyi bilmeyen

5. İşle ilgili bilgi vermeyen

Cem Kafadar

Kariyer Fırsatları İçin

E-Bültenimize Abone Olun

E-posta adresiniz kaydedilmiştir