Başarılı mı olmak istiyorsunuz; kendi egonuzu ve başkalarının egosunu yönetebilmeyi öğrenin

Başarılı mı olmak istiyorsunuz; kendi egonuzu ve başkalarının egosunu yönetebilmeyi öğrenin

Başarılı mı olmak istiyorsunuz, işte size basit bir formül: Erken yaşlarda kendi egonuzu ve başkalarının egosunu yönetebilmeyi öğrenin.

Bütün iş hayatınız, bu egoları yönetebilme mücadelesi ile geçecek. O ilanlarda aranan tecrübe aslında sizin kazandığınız egoları yönetebilme beceriniz. İsterseniz 10 yıllık tecrübeniz olsun, egoları yönetmeyi öğrenemedi iseniz çok da işinize yaramaz o 10 yıllık birikim.

Gençlik yıllarınız çevrenizdeki insanların egolarını yönetmekle geçiyor, zaman ilerledikçe siz de bir yerlere geliyorsunuz, bu sefer kendi egonuzla baş etmeye çalışıyorsunuz. Bu iki azılı mücadeleden galip gelenler istedikleri noktalara gelip, istedikleri yaşamı yaşayabiliyorlar, geri kalanlar mı onlar hep söylenerek tüketiyorlar yaşamlarını.

Cem Kafadar

 

 

İş görüşmesine gitmeden bir gün önce yapmanız gerekenler

İş görüşmesine gitmeden bir gün önce yapmanız gerekenler

Görüşme öncesi yapılması gerekenlere yönelik hazırladığım kısa kontrol listesinin işinizi kolaylaştırabileceğini düşünüyorum.

1) Firmanın internet üzerinden detaylı araştırılması (sadece web sayfasından değil)

2) Görüşmeyi yapacağınız kişinin sosyal medya üzerinden incelenmesi. Unutmayın iyi bir insan kaynakları uzmanı ile görüşecekseniz onlar sizi mutlaka sosyal medya üzerinden araştıracaklardır.

3) Görüşme yapılacak yere nasıl gidileceğinin belirlenmesi. Araç ile gidilecek ise yakındaki park yerlerinin öğrenilmesi

4) Görüşme için uygun kıyafetin seçilmesi

5) Görüşmede anlatılanların not edilmesi için not defteri temini. Girdiğiniz tüm toplantı ve görüşmelerde yanınızda not alabileceğiniz bir araç (not defteri, ajanda, tablet vb.) yok ise bu ilk dakikada sizin için bir eksi puandır.

6) Çalışmalarınız ile ilgili paylaşmayı düşündüğünüz dökümanların, dijital fotoğrafların vb. hazırlanması

7) Görüşme yapacağınız firma veya kişi ile daha önce görüşen tanıdıklarınızın araştırılması ve onlardan konu ile ilgili bilgi alınması

8) Mülakatlarda çok sorulan; daha önceki iş yerlerinizden neden ayrıldınız, firmamıza nasıl bir katma değer sağlayacağınızı düşünüyorsunuz gibi sık sorulan soruları öğrenip bu soruların yanıtları hakkında hazırlık yapmak. İnternette bu konuda çok sayıda kaynak bulabilirsiniz.

9) “Bize biraz kendinizden bahsedin” sorusuna yönelik fazla uzun tutmadan yaklaşık 3 dakika içinde anlatabileceklerinizi kafanızda hazırlamak. Başvuru yaptığınız firmaların özellikleri doğrultusunda bu konuşmanızı sürekli revize etmenizi tavsiye ederim.

10) Özgeçmişinizin çıktısının alınması. Görüşme yapacağınız kişide özgeçmişinizin güncel hali olmayabilir.

11) İyi bir uyku ardından güzel bir kahvaltı 🙂

Bol şanslar…
Unutmayın şanslı olmak fırsatlara hazır olmaktır.

Cem Kafadar

Başvuru yaptığınız firmanın size uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Başvuru yaptığınız firmanın size uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Mülakat öncesi, internet üzerinden, sosyal medyadan, çevrenizden firma ile ilgili araştırma yapıp bilgi toplayabilirsiniz. Mülakata çağrıldıktan sonra ise firma ortamı, çalışanlar, görüştüğünüz kişi ve benzeri detayları iyi gözlemleyerek çok önemli çıkarsamalar yapabilirsiniz. Ancak unutmamak gerekir ki bir firmayı en az 3 ay orada çalışmadan doğru anlayabilmek pek mümkün değildir. Bazen bu süre bile yeterli olmaz. Aynı evlilik gibi :). Dışarıdan yapacağınız tüm değerlendirmeler bir yere kadar gerçekçi olacaktır.

İşe alımınız öncesinde hangi detaylara dikkat etmeniz konusunda hazırladığım bu kısa listenin işinizi kolaylaştıracağını düşünüyorum. Listeye başlamadan önce önemli bir konuyu hatırlatmakta fayda var. Firmanın size uygun olup olmadığını anlamanız için ilk önce sizin kendinizi, isteklerinizi, becerilerinizi iyi tanımanız gerekiyor. Kendinizi doğru tanımadı iseniz firmayı ne kadar iyi tanırsanız tanıyın yanlış karar alma riskiniz yüksek olacaktır. Bu kısa hatırlatma sonrası artık listemize geçebiliriz.

1) Firmanın adını hiç duymadınız, başvuru öncesi alabileceğiniz bilgi de kısıtlı olsun. Size ilk ipuçlarını şu 3 şey verecektir. Firmanın ilanının şekli ve içeriği, sizi görüşme için arayan kişinin konuşması ve firmanın web sitesi. Web sitesinin, özellikle vizyon-misyon kısmında klişe ifadeler mi var yoksa üzerinde kafa yorulup gerçekten firmayı yansıtan bir metin mi kaleme alınmış? Firma sahiplerinin vizyonuna yönelik önemli ipuçlarını bu yazıda yakalayabilirsiniz.

2) Otoparktaki ve ön kapı girişindeki güvenlik görevlisinin tavrı. Nasıl davranması gerektiği konusunda bir eğitim alıp almadığına yönelik bir ipucu verebilir size.

3) Danışmada sizi karşılayan kişinin tavırları. Sizin geleceğinizi biliyor ve ona göre mi karşılıyor sizi, yoksa o saatte geleceğinizden haberi yok mu? Kurum içi iletişimin kalitesine yönelik küçük bir ipucu verebilir size.

4) Bizler hayatta neyi önemli buluyorsak içinde bulunduğumuz mekanlar da bir şekilde bize onu hatırlatır. Alain De Botton, “Mutluluğun Mimarisi” kitabında bir mekana girdiğimde mekanın tasarımından, eşyaların yerleştirilişinden ve benzeri detaylardan o mekanda yaşayan insanların mutlu olup olmadıklarını bir noktaya kadar anlayabilirim. Firmanın ortamı iyi gözlendiğinde orada çalışanların duygularını yönelik çok sayıda ipucu bulabilirsiniz. Ayrıca çalışanları çok kısa bir süre dahi olsa görme imkanınız olabilirse onların çalışma şekilleri, yüz ifadeleri size çok şey anlatacaktır.

5) Firmada yaka kartı uygulaması var mı, çalışanlar bunu uyguluyor mu? Yaka kartlarındaki isimler rahat okunabiliyor mu? Kartın görseli güzel ama isimler düzgün okunmuyorsa firmanın içerikten çok görüntüye önem verdiğine yönelik küçük bir işaret olabilir bu durum.

6) Firma OHSAS 18001 belgesini aldı ise toplantı odasında ziyaretçiler için herhangi bir olumsuzluk durumunda çıkışın nasıl yapılacağını yönelik bir kaçış planının görünür bir noktada olması gerekiyor. Böyle bir planı görmediyseniz firmanın kalite, İSG ve benzeri standartları hayata geçirmesinde sorunlar yaşadığını düşünebilirsiniz.

7) Görüşme yaptığınız İnsan Kaynakları Yetkilisi size firmanın İnsan Kaynakları Politikası konusunda yeterli bilgiyi verdi mi? Özellikle eğitim politikalarına yönelik somut bir şeylerden bahsetti mi yoksa bu konuyu biz eğitime önem veririz gibi sözlerle geçiştirdi mi?

8) Pozisyonunuza ve yapacağınız işe yönelik açıklamalar net bir şekilde yapıldı mı? Yoksa üstü kapalı ve bulanık bir biçimde başladığınızda görürsünüz şeklinde mi bırakıldı?

Cem Kafadar

Yapay zeka artık işe alım mülakatlarında da kullanılıyor

Yapay zeka artık işe alım mülakatlarında da kullanılıyor

Gün geçmiyor ki yapay zekanın kullanıldığı yeni bir alan ile karşılaşmayalım. Unilever Temmuz 2016’dan bu yana işe alımlarda yapay zekadan yararlandığını ve sonuçlarından da son derece memnun olduğunu açıkladı.

Unilever’ın yapay zekalı işe alım süreci şöyle işliyor: Adaylar, Facebook ve LinkedIn gibi platformlar aracılığıyla iş hakkında bilgi edindikten sonra LinkedIn profillerini Unilever’a gönderiyorlar. Daha sonra Pymetrics platformunda, yaklaşık 20 dakika boyunca 12 adet nöro bilim temelli oyun oynuyorlar.

Eğer işe başvuran adayların sonuçları, belirli bir pozisyonun gereken profiliyle eşleşirse aday, HireVue’nin yapay zekası aracılığıyla önceden hazırlanmış sorulara yanıt verdikleri bir mülakata alınıyorlar. Yapay zeka; anahtar kelimeler, tonlama ve vücut dili gibi şeyleri analiz ediyor ve işe alım müdürü için notlar alıyor. Bütün bu işlemler bir akıllı telefon ya da tablet üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Eğer adaylar, bu ilk iki adımı geçebilirlerse “hayatta bir gün” senaryosunu yaşamak için Unilever ofisine davet ediliyorlar. Günün sonunda müdür, adayların iş için gerçekten uygun olup olmadığına karar veriyor.

Unilever’daki bu yenilikçi işe alım süreci Unilever Kuzey Amerika’da başladı ve toplamda 68 ülkede, 15 farklı dilde yürütüldü. Şirketin bu sıra dışı işe alım sürecine dahil olan adayların toplam sayısı ise 250.000. Unilever, Kuzey Amerika’da Temmuz 2016 ve Haziran 2017 tarihleri arasında bu işe alım yöntemiyle elde ettiği sonuçları da paylaştı:

* Bu uygulamaya başlanıldıktan sonra, ilk 90 gün içinde iş başvuruları bir önceki yılın aynı dönemine göre iki katına çıktı.

* Herhangi bir adayın işe alınma süresi dört aydan dört haftaya düştü. Bu durum adayların zamanından toplamda 50.000 saatin boşa gitmesini önledi ve işe alımdan sorumlu personelin başvuruları incelemek için harcadığı zaman %75 azaldı.

* Son tura çıkan adaylara verilen teklif oranı %63’den %80’e yükseldi ve bu tekliflerin kabul edilme oranı %64’ten %82’ye yükseldi.

* 12 Pymetrics oyununun tamamlanma oranı %98’di. Bu sürece dahil olan 25.000 aday baz alındığında, bütün sürecin ortalama skoru, 5 üzerinden 4,1’di.

Kaynak: pazarlamasyon.com

İş hayatında herkesin aradığı çalışan olmak isteyenler için 12 küçük tavsiye

İş hayatında herkesin aradığı çalışan olmak isteyenler için 12 küçük tavsiye

Hayatı basitleştiren sığ çözüm önerileri getiren kişisel gelişim kitaplarını da şu anda yazdığım gibi listeleri de hiçbir zaman sevmemişimdir. Bugün şöyle bir düşündüm, ben de çağın modasına uyup bu tarzda bir liste yapsam ilk aklıma gelenler ne olurdu diye. Kadıköy Kozyatağı arasında 6 istasyonluk bir zaman verdim kendime ve hızla aşağıdaki listeyi oluşturdum. 😊

Çok çalışın, çok çalışın, çok çalışın ama verimlilik bazlı çalışın, boş çalışmayın.

Başkalarına değil, bilginize becerinize güvenin.

Kendinize sürekli yatırım yapın. Her şeyinizi elinizden alabilirler, sıfır noktasına hatta daha altına düşebilirsiniz ama bilginizi, becerinizi, eğitiminizi kimse sizden geri alamaz.

Saygınlığınızdan taviz vermeyin, dürüst olun, verdiğiniz sözleri tutun. Eksiğiniz para ise kredi alabilirsiniz ama kaybettiğiniz itibarınız ise böyle bir şansınız hiç bir zaman olmayacak.

Tutkunuz yoksa istediğiniz hiç bir şeye ulaşamayacaksınız, ulaştıklarınızın da kıymetini bilemeyeceksiniz.

Sistem içinde kaybolmak istemiyorsanız kendiniz olun, kendiniz kalın. Benzerlerin içinde benzersiz olun.

Kendinizi sanatla besleyin. Bir Alman düşünürün söylediği gibi, ne ile beslenirseniz o sunuz.

Kendinizi sürekli yenileyin. Eksiklerinizi gördükçe yeni versiyonlarınızı çıkarın piyasaya.

Araştırın, merak edin, sorgulayın. Size söylenen hiç bir şeyi, işinize gelse dahi düşünmeksizin kabul etmeyin. Küçük bir merakın sizi nerelere götüreceğini tahmin edemezsiniz.

İyi bir takımınız yoksa başarılı olmayı beklemeyin. Siz maç başlamadan kaybetmişinizdir.

Kaybedeceğiniz anın vazgeçtiğiniz nokta olacağını unutmayın.

Böyle başarı sırları veren klişe listelere çok fazla itibar etmeyin, hayat bu listelerde yazılanlarla çözülecek kadar basit olmadı hiç bir zaman. 😊 Buralarda yazılanları yaşadıklarınız ve düşüncelerinizle sentez ettikten sonra içselleştirmeye çalışın ancak o zaman bir şeylerin değiştiğini fark edeceksiniz.

Cem Kafadar

Kariyer Fırsatları İçin

E-Bültenimize Abone Olun

E-posta adresiniz kaydedilmiştir