İnsanları neden daha dikkatli dinlemiyoruz?

İnsanları neden daha dikkatli dinlemiyoruz?

Bunun teknik nedenini Celeste Headlee’nin “Daha iyi konuşmanın 10 kuralı” konulu TED videosunda öğrendim.

İnsan konuşması sırasında dakikada ortalama 225 kelime kullanırken, beynin dakikada algılayabileceği kelime sayısı ise yaklaşık 500. Bu durumda insan ister istemez birisini dikkatle dinlemekte zorlanabiliyor, çünkü beyinde 275 kelimelik bir alan boş kalıyor. Durum böyle olunca da dinleyen, konuşma sırasında ya aklından başka şeyler düşünmeye başlıyor, ya da karşısındakinin konuşmasını araya girerek kesip, o konudaki kendi düşüncelerini anlatmak istiyor.

Bu durum okuma için de bir ölçüde geçerli, göz dakikada ortalama 200 kelime okurken, hızlı okuma ile eğitilip 500-600 kelimeyi yakaladığında dikkatinizi okuduğunuz yazıya daha iyi verebiliyorsunuz.

Celeste Headlee’nin iyi bir iletişim için karşınızdakini nasıl daha iyi dinleyebilirizi öne çıkardığı TED Konuşmasını izlemenizi tavsiye ederim.

 

Mimarların mutlaka izlemesi gereken 3 TED videosu

Mimarların mutlaka izlemesi gereken 3 TED videosu

Eğer mimarsanız veya mimari ile ilgileniyorsanız ilham veren ve daha farklı açılardan düşünmenizi sağlayacak olan bu TED konuşmalarına mutlaka göz atmalısınız…

Tasarımcı Michael Murphy Şifa Veren Mimari başlıklı konuşmasında mimarinin, tuğlaların düzgün bir şekilde dizilmesinden daha fazla anlam taşıdığını, kendisinin ve ekibinin tasarımı nasıl basit bir proje olmaktan çok daha öteye taşıdıklarını anlatıyor. Ruanda ve Haiti gibi ülkelerdeki projelere yolculuk yapacağınız konuşma dinlenmeye değer.

Küresel strateji uzmanı Parag Khanna geçtiğimiz yıl yaptığı konuşmasında mega şehirlerin dünyanın haritasını nasıl değiştirdiğinden söz ediyor. “Hayatın dünyada nasıl organize edildiğini yeniden hayal etmenizi istiyorum” sözleriyle başlayan konuşmada Khanna bizden gelecek için yeni bir vecizeyi sahiplenmemizi istiyor: “Bağlantısallık kaderdir.”  Videoyu buradan izleyebilirsiniz.

Mimar Ole Scheeren için bir binanın içinde yaşayan ve çalışan insanlar en az beton, çelik ve cam kadar o binanın parçası. Scheeren şöyle soruyor: Mimari tipik bir gökdelenin izolasyonu ve hiyerarşisi yerine, iş birliği ve hikâye anlatımı ile ilgili olabilir mi? Scheeren’in beş binasını ziyaret ederek — Çin’deki kıvrılan kuleden, Tayland’daki okyanusta yüzen sinemaya kadar — ardında yatan hikâyeleri öğrenin.

Kariyer Fırsatları İçin

E-Bültenimize Abone Olun

E-posta adresiniz kaydedilmiştir